5 Eylül 2011 Pazartesi

Şeftali Püreli Muhallebi

Nasılmış benim canım blogcalarımmmmm:))))

Herkesin mübarek Ramazan Bayramını tüm kalbimle tekrar tekrar kutlarım...Daha nice bayramlarda hep beraber olalım inşallahhhhh.Allah ağzımızın tadını hiiiiç bozmasın inşallah...

Umarım herkesin keyfi yerindedir...Tam tatil bitti geldim derken ,bayramda yine arazi oldum:) Neyse çok şükür evimdeyim artık.Sık sık beraberiz,açmam arayı:))))))

Çekirdek ailemiz olduğu için bayramlar pek janjanlı olmaz bizde :))ama Emre'm bu bayram olayını pek sevdi valla...Bayram sabahı cicilerimizi giyinip öpüşüp koklaştık ve harçlık verdik...Pek şaşırdı
(geçen sene oyuncak dışında hediye kabul etmiyordu kendileri:)..)  Gitti geldi bayram boyunca sürekli iki elimi de öpmeyi teklif etti durdu:)
Çok eksik oyuncağı varmışş vah ki vah yani:))

Neyse ki her öptüğünde harçlık verilmeyeceğini zorda olsa kabullendi:) Zamane çocuğuda başka oluyormuş valla,işi hemen ticarete döküyorlar:)

Ah bir de kutudaki bütün çikolataların tadına bakılmayacağını öğretebilseydim çok süper olacaktı:) minik minik diş izleri dolu bir kutu madlenimiz var sayesinde:)))Ne ara kutuyu açıp teker teker ısırmış hala merak ediyorum inanın:)))Hiç renk de vermedi,keyif yapmış resmen:))))

Şaka maka derken koskoca yazı bitirdik ve hüzün kokan eylül'e de girdik hani sonunda :)
Ben yaz insanıyım,bu melenkolik havalar pek bana göre değildir...Öyle gri havalarda gökyüzüne bakıp hüzünlenmem ben ,daralırım,nefes alamam:)))Sıfır romantizm yani,bildiğiniz güneş enerjisiyle çalışan balta modeliyim sanırsam:)))))))

Bu yüzden de bugüüüün yazı hatırlatan bir tarif vereyim dedim:)))

Sevgili didum Tümtüm Tümay'ım ve Hilal'im de gördükten sonra ne zamandır yapmak istiyordum bu muhallebiyi...Kısmet Maggi için hazırladığım iftar sofrasına oldu:)Şimdi de huzurlarınızda:)))
 

Buyurun bugünün tarifine,

Şeftali Püreli Muhallebi

Malzemeler:

Muhallebi için,

1 lt süt
1 çay bardağı toz şeker
2 yemek kaşığı pirinç unu
1 yemek kaşığı buğday nişastası
1 paket vanilya
           
Üzeri için,

3 ad şeftali
1tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı buğday nişastası

Yapılışı:

Muhallebi malzemelerini koyu bir kıvam alana dek sürekli karıştırarak pişiriyoruz.kaselerimize üzerlerinde şeftali püresi için 1 parmak boşluk bırakarak pay yapıyoruz.

Şeftalilerin kabukları soyuyoruz ve tencereye rendeliyoruz.Şekeri ve nişastayı da ekliyoruz.
Sürekli karıştırarak  koyulaşana dek pişiriyoruz.
Blenderdan geçirerek püre haline getiriyoruz.
Muhallebilerin üzerine dökerek soğuk soğuk servis yapıyoruz.

Afiyet Olsun.

Herkese mutlu mutlu haftalar dilerim.
Sevgi dolu öpücükler
 


18 Ağustos 2011 Perşembe

Zeytinyağlı Kabak Kalye


Herkese merhaba blogcanlarımmmm,

Üstümde bir rehavet, bir rehavet anlatamam size:) Hilalcim dürtüklemese inanın kolumu kıpırdatmayacaktım bir süre daha...Mevsimsel bir durum mu yoksa tatil rehaveti mi çözemedim henüz.Yemek pişirmek bile içimden gelmiyor bu sıralar.Dergilere bakıyorum ,yeni tarifler görüyorum falan ,önce bir heyecanlanıyorum sonra yine bezgin bekir moduma geri dönüyorum:)

Bayram da geliyor... Bayramları oldum olası pek sevmem zaten...Çekirdek aile olunca insan öyle şaşalı yaşanmıyor bayramlar,üzücü bile olabiliyor hatta...Bu yüzden ben hep "tatil geliyor ,yuppi" tadında yaşarım bayramlarımı:) Tek sevdiğim yanı ise herkesin çikolata ,şeker ikram ediyor olması:)))

Sonracımaaa rejime de başladım,bugün tam 5. gün oldu:) Hala bozmadım yeminimi:))) Canım aşure istiyor,çikolatalı sufle istiyor,tulumba tatlısı istiyor,supangle istiyor...neler neler...hemde hepsini aynı anda istiyor:) Gözü dönmüş bir ruh hali içerisindeyim kısaca:)))

Gözümün önünden tatlılar film şeridi gibi geçerken ben kabak kalyeyle idare ediyorum,of ki off yazık bana:)))

Hadi bari kısa keseyim de size de yazık olmasın:))))Kaçın kurtulun:)

Hepinizi en sevgi dolusundan öperimmmm,sarılırım,tekrar öperim:)



Malzemeler:

4 Adet kabak
2 Adet domates
1 adet kuru soğan
2 yemek kaşığı pirinç
5 yemek kaşığı zeytinyağı
2 diş sarımsak
2 adet kesme şeker
tuz
su

Süslemek için dereotu,

Yapılışı:

Kabakları yıkayıp ,kabuklarını kazıyıp ,uzunlamasına ortadan ikiye bölerek yarım ay şeklinde doğrayalım.
Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayalım.
Soğanı yemeklik doğrayıp ,zeytinyağında kavuralım. Doğranmış kabakları ve domatesleri ilave edelim.Sarımsağı minik minik doğrayıp serpelim.Tuzu,şekeri ,pirinçleri ve bir çay bardağı kadar da sıcak su ekleyip (suyunu sık sık kontrol ederek) kabaklar yumuşayıncaya dek pişirelim.
Dereotu ile süsleyip tercihe göre soğuk servis yapalım.

AFİYET OLSUN




9 Ağustos 2011 Salı

Bezelyeli Pirinç Pilavı

Şükür kavuşturana blogcanlarımmmmm:)

Mümkün olsa da şu an şöyle hepinizi en sevgi dolusundan bir öpsem,bir sarılsam:))) Mümkün olmadığı için ben size pozitif enerjimi göndereyim en iyisi:) İdare edin şimdilik canlı kanlı kavuşana kadar:))))

Tatilimiz bitti ve dün akşam üzeri evimize kavuştuk çok şükür:)

Bu tatilde bir kez daha ne kadar şanslı olduğumu anladım inanın.Dostların arasında mesafe olmadığını,her saniye yan yana olamasakda kalp kalbe olduğumuzu öğrendim...Bizim tayfaya buradan sonsuz öpücükler gönderiyorum...İy ki hayatımdasınız kızlar.Her an yanınızda gibi hissettirdiniz bana kendimi...

Sonracığımaaa tatil izlenimlerimde öğrendim ki yazlık bölgede çalışan bütün uçuk kaçık garsonlar Dolce Gabbana don giyiniyorlar:))))Ay inanın bööö geldi yani 1,5 ay içinde:) Bu ne kötü bir modadır böyle...Hepsi düşük bel giyindiği için donlar fora...saçlarının önlerindeki bir tutam sarı rengi hele hiiiiiç anlatmayayım:)))Millet dağ bayır börtü böcek anlatır,ben neler anlatıyorum size değil mi...:)))) Ama ne yapayım birinin bu akıma dur demesi gerekiyor:))) No Dolce Gabbana...Yes Selanik :))))

Sonracığımaaaa bu sene maço oğlumla tatil ,önceki yıllarımıza göre biraz daha kolay oldu:) En azından inatlaşma süreci oldukça azaldı:) Orta noktalar bulmaya başladık.İşine gelmeyince çığlığı basmadı çok şükür...Ayy ne fena rezil olurduk öyle sokaklarda...hatırlamak bile istemiyorum:)))Kızlara karşı biraz daha nazik davrandı,en azından bu sene havuza girmelerine izin verdi:) Alman çocuklara ingilizce 10 a kadar sayıp hava atıp durdu:)))) En komiği de mesela çocuk Türkçe bilmiyor,Emre konuşuyor konuşuyor,çocuk boş boş suratına bakıyor Emre'nin:) Emre'de çocuk duymadı zannedip ,yaklaşıp ,bağıra bağıra, el kol hareketleriyle anlatmaya çalışıyor derdini,çocukta korkup kaçıyor:)))))Bizimki bozuluyor tabi...böyle böyle laylaylom geçti günlerimiz çok şükür...

Sonracığıma Antalya dönüşü İzmir turu da yapalım dedik.Nokta yerleri gezip Foça'ya uğradık ve yaşamak istediğim yerin orası olduğuna karar verdim...Hatta aşık oldum,kalbimi orada bıraktım diyebilirim...
Ne huzurlu bir yersin sen öyle Foça'cım:) Bayıldım sana:)

İnşallah belki bir gün diye diye hayal kurarak döndük İstanbul'a...Buranın tadı da başka güzel tabii:) Gelir gelmez evim evim güzel evim moduma da girdim hemencik...

Ah ahh...tatiller evde de olsan,denizde de olsan hep güzel geçmez mi zaten:) Mühim olan iç huzurumuz yerinde olsun...Gerisi boş valla...

Şimdilik benden bu kadar...

Herkesi en büsbüyüğünden öpüyorummm ve tarife geçiyorum...


Enginar Çanağında Bezelyeli Pirinç Pilavı

Malzemeler:

1 su bardağı pilavlık pirinç
1/2 su bardağı bezelye
1/2 çay bardağı ayçiçek yağı
2 su bardağı kadar su
tuz
süslemek için,dereotu

Yapılışı:

Pirincleri yıkayıp süzüyoruz.
Ayçiçek yağında 5 dakika kadar kavuruyoruz.Bezelyeyi,tuzu ve suyu da ilave edip karıştırıp pişmeye bırakıyoruz.
Demlendikten sonra dereotu ile süsleyip servis yapıyoruz.

Not: Ben Enginarları limon,şeker,tuz,zeytinyağı ve birazda su ilavesiyle pişirip,bezelyeli  pilavı çanak içinde servis yaptım bu defa.Masada oldukça şık göründüler:)Bilginize:)

Afiyet Olsun.